Bilmiyorum ismini yada müziğini duyanınız var mı Taner Akyol‘un.Ben keşfedeli sadece günler olmasına rağmen halk müziğinin, dünya müziği ile sentezinin gençliğinin yanında, geçmişi derin köklere dayanan bir ustalığını hissediyorum dinlerken..Bağlama ile dünya enstrümantallerini kompozite ederek mükemmel bir uyum gösteren Akyol, 1977 bursa doğumlu..Çoğu müziyenin kaderiymiş gibi o da küçük yaşlarda başladı müziği icra etmeye..İlkokul yıllarında bağlamasını ilerleten Taner Akyol, Yaşar Kemal Alim’in den bir süre ders aldı.Güzel sanatlar lisesinde, müzik eğitimini devam ettirirken, burada enstrümantal olarak kemanı seçmesiyle bugün yapacağı müziği şekillendirmeye başladı.Bundan sonraki yaşamını Almanya’da sürdürmek isteyen Akyol,Almanya’ya geldikten sonra Berlin Hanns-Eisler- bestecilik okulunda öğrenimini sürdürür ve mezun olduktan sonra kendi müzik atölyesini kurar..
|
|
Müziğini ticari ve meta olarak düşünmeyen Taner Akyol, son albümü “Göçmen Kuşlar”ı ve müziğini şöyle anlatıyor;
Müziği ticari ve meta olarak düşünürsen risk. Ama benim böyle bir kaygım yok. Benim kaygım düşüncelerimi yansıtabilmek. Burada beğenen de olur beğenmeyen de. Bana göre toplumun birçoğu beğenmez. Belki ağır gelecektir. Çünkü tüketebilecek birşey değil. Ama bu bir yandan da, yaşadığımız kültür yozlaşmasına, tüketime yönelik çalışmalara ve emek harcanmadan yapılanlara bir tepkidir de.
Caz müziğine kulağı aşina olanlar için alternatif bir tarz denemesi olan bu çalışmalardan bir kaç örnekle sizleri baş başa bırakıyorum.. :)
|
|









